Blog

Hâlâ takipçi satın alıp takipçi sayısını artırmaya çalışan firmalar mevcuttur. Ancak büyük bir takipçi kitlesine sahip olmak etkileşim oranının da yüksek olacağı anlamına gelmiyor. Sosyal medyada gelen etkileşim oranının fazla olması takipçi sayısının yüksek olmasından daha fazla değer taşıyor. Bu sebeple de markaların, takipçi sayısından ziyade yüksek etkileşim oranı yaratmaya odaklanmaları ve de takipçi satın alma işleminden de uzak durmaları gerekir. E-ticaret firmalarının yaptıkları sosyal medya çalışmalarında niçin etkileşime daha fazla önem vermeleri gerektiğini detaylı şekilde bu içeriğimizde ele alacağız.

Takipçi Satın Alımı Etkileşimi Artırmaz

Takipçi satın alındığında, bu kullanıcıların çoğunun sahte olması gibi bir durum söz konusudur. Bunlar gerçek kullanıcılar olsalar dahi bu kişiler doğrudan marka ile ilgili olan hedef kitlede yar almayacaktır.

Hedef kitlede olmayan takipçiler de olduğundan dolayı sosyal medyada yapılan paylaşımlar beğenilmeyecektir ve söz konusu içeriklere yorum gelmeyecektir. Marka ile doğrudan iletişime girmediklerinden dolayı da genel itibariyle sosyal medya çalışmalarının etkileşim oranı doğrudan düşecektir.

Hedef Kitle Daha İyi Tanınır

Takipçi satın alındığında hedef kitle iyi şekilde tanınamaz. Satın alınan bu takipçiler marka ile iletişime giremediklerinden dolayı onların neyden hoşlandığı, ilgi alanları ve hangi içerikleri beğendikleri öğrenilemez. Ancak etkileşime odaklanıp organik şekilde gelen takipçilere odaklanıldığında hedef kitle daha iyi şekilde tanınabilir. Bu fırsata sahip olunur.

Marka ile iletişime giren takipçilerin belli başlı bir profili oluşturulabilir, hangi içeriklerin ilgi gördüğü ve hangi ürünlerin daha fazla beğenildiği ile markadan ne bekledikleri daha iyi bir şekilde görülmüş olunur.

Etkileşim Arama Sonuçlarını da Doğrudan Etkiler

Sosyal platformların her biri aynı zamanda arama motoru özelliğine de sahiptir. Bu aramalarda ilk sıralarda listelenen gönderiler genel itibariyle etkileşimi yüksek orandaki içeriklerdir. Etkileşim oranı artmaya başladığında tüketicilerin sosyal mecralar üstünden yaptıkları arama eylemlerinde markanın içerikleri de öne çıkmaya başlar.

Bununla birlikte sosyal mecralardaki gönderiler de Google’da yer alan arama sonuçlarında görünür. Twitter, Facebook ve Pinterest’taki gönderiler Google üzerinde indekslendiğinden dolayı arama motoru üstünden yapılan aramalarda markanın gönderileri de öne çıkabilir. Elbette bu noktada önemli olan kriter Google’ın etkileşimi fazla olan içerikleri daha üstte gösteriyor olmasıdır. Bundan dolayı takipçi sayısı yüksek ancak etkileşim oranı düşükse organik arama sonuçlarında görünmek mümkün olmayacaktır.

Bundan dolayı içeriklerin organik arama sonuçlarında görünmesi adına etkileşimi artırmak için çalışmalar yapıp organik şekilde elde edilen takipçilere yoğunlaşmak gerekir.

Sosyal Platformlardan Sağlanan Organik Erişim Artar

Sosyal mecralardan sağlanan organik erişimler gitgide düşmeye başladı. Son olarak sosyal platformlardan Instagram platformunun yaptığı algoritma değişikliğiyle Facebook’un ardından Instagram da etkileşim oranı yüksek olan gönderiler kullanıcılara sunulmaya başlandı.

Sosyal platformlar, markaların reklam vermesine yönelik bir hareket olması için organik erişimleri epey göz önüne almaya başladı. Ancak etkileşim oranının yüksek olması halinde bu mecralar, gönderilerin organik erişimini de artırıyor.

Çok fazla reklam bütçesinin olmaması halinde, etkileşimi artırarak organik erişimi yükseltmek gerekir. Aksi durumda hem Instagram’da hem de Facebook’ta etkileşim oranının düşük olması sebebi ile organik erişim de düşecektir.

Marka Bilinirliğinin Artması İçin Etkileşime İhtiyaç Vardır

En yaygın olan yanlışlardan birisi de fazla takipçi olmasının, marka bilinirliğini artırma yönünde etkili olacağını düşünmektir. İşler bu şekilde ilerlememektir. Yukarıda ele alınan maddelerde de belirtildiği gibi takipçi sayısı fazla ancak etkileşim az ise bu takipçilerin de büyük bir kısmı gönderileri görmüyor bile olabilirler. Bunun sonucunda etkileşim oranının düşük olması sebebiyle marka bilinirliği ve yatırım getirisi  oranları da büyük ölçüde düşük olacaktır.